herşeyTÜRKİYEiçin!

SON KONULAR: | akparti.gen.tr | Genel başkanlığı bırakma şartı | akparti.gen.tr | Kılıçdaroğlu da nasibini aldı | akparti.gen.tr | Chp’den 2 çelişki | akparti.gen.tr | Ölüler Gömülmeli | akparti.gen.tr | BBP LİDERİ TOPÇU: Demokrasi için oyumuz evet olacak | akparti.gen.tr | PKK'lıların kullandığı araç MHP'li üyeninmiş! | akparti.gen.tr | 'Kim kimin adamıdır biz bunları biliriz' | akparti.gen.tr | Bombaların kardeşliği! | akparti.gen.tr | O gün bu önlemler alınacak | akparti.gen.tr | Genelkurmay'ı çok zora sokacak yazı

TARTIŞIYORUZ
TARTIŞI'YORUM! TIKLAYIN. TARTIŞALIM!

Go Back   AK Parti - AK Parti Forumu > AKTÜEL > Köşe Yazıları > Forum Yazarları

Forum Yazarları Ak Parti Forum Yazarlarının Köşe Yazıları

BÜYÜMEDE REKOR KIRDIK! TIKLAYIN. OKUYUN!

Anayasa Değişiklik Paketi İle İlgili Sorular ve Cevapları
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-10-2010, 09:05 AM   #1 (permalink)
Üye Başlığı

Kişisel Veriler
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Paylaşımlar
Mesajlar: 473
AK Puanlar
Teşekkürler: 0
Aldığı 90 Teşekkür 75 Mesajı için.
Beğeni Puanı: 1322
Beğeni Derecesi: alperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud ofalperen has much to be proud of
HERŞEYTÜRKİYEİÇİN!
Standart Bilgi çaği ve bilginin geleceği




BİLGİ ÇAĞI VE BİLGİNİN GELECEĞİ
ALPEREN GÜRBÜZER

Balçık ve ilahi ruhun birleşimiyle yaratılan insana Allah (c.c.), isimlerini öğreterek bilgi sahibi kılmıştır. İşte, insanın diğer yaratıklardan üstün olan yönü bilgili olmasıdır zaten.
Yatırım yapmak, teknolojik inkişafta bulunmak, sanayii hamlesine katkıda bulunmak ve bilgi çağının gereklerini yerine getirmek güzel olgu olsa gerek. Fakat bütün bu gay­retlere rağmen insan faktörü hiçe sayılıyorsa, bilgi bir anlam ifade etmez. Çünkü herşeyin özünde insan gerçeği var. Hareket nok­tası olarak insanı esas almayan tüm ideolojik akımlar, bilgi çağına adapte olsalarda insanlığa taze bir soluk kazandıramıyorlar.
“Gelecek Şoku, Üçüncü Dalga ve Yeni Güçler Yeni Şok­lar” adlı eseriyle adını duyuran Alvın Toffler, insanlığın geldiği noktayı üç boyutta özetleyerek; birinci dalganın tarım, ikincisinin sanayi çağı ve üçüncüsünün de günümüzde hâkim olan bilgi dalgası olduğunu vurgulamıştır. Gerçekten de bilgi, çağımıza etkili dalga olarak konumunu koruyor. Ancak bilgi çağında, bilgi üreten elektronik bilgisayarlarla insanlığa katkıda bulunulurken, bu arada galiba insani değerleri de unutuyoruz. Şayet insan faktörünü ihmal ediyorsak, o zaman bilgi dediği­miz etkili silah bir kıymet ifade etmeyeceği gibi, gelecekte ruhsuz kitleler denilen problemlerle karşılaşacağız demektir. Bilgi çağında subjektif değerler de önemli çünkü. Kültü­rel aşılar zihinlere şırınga edilmeli ki, insanlık ab-ı hayat bulabil­sin.
İdeolojilerin ömrü uzun sürmediği bir vaka... Her sistemin hâkimiyet süresi 10–15 yılı geçmiyor, bu süreyi geçse bile eninde sonunda yıkılması kaçınılmaz oluyor. Bu durumu Daniel Bell 1960’da yayınlanan; “İdeolojinin Sonu’’ adlı eserin de teyid ediyor. Yaşanan tarihi süreç de bu tespiti doğruluyor da. Örnek mi? İşte Faşizm, Nazizm ve Komünizmin tarihin çöplüklerine gömülmeleri bunun birer delili.
İdeolojiler saltanatlarının yıkılıp, hâkimiyet dönemlerini yitirdikten sonra, eski tü­fekler şaşkına döndüler adeta. Çünkü tarihin harabelerine karışıyorlardı her biri, elbette şok yaşayacaklardı. Gerçektende ideolojilerin iflası ile birlikte etkisini yitirerek, yerini bilgi unsuruna terketmeleri onlar için pek de ko­lay olmadı. Bugün gelinen noktada bilgi çağının gereği olarak serbest piyasa mo­delinden bahsedilmesi, sivil toplum olgusuna vurgu yapılması ve katılımcı demokratik anlayışların kitlelerce kabulü hızla ideolojik kimlikten çıkılıp yerini bilgiye ter­ketmesinden kaynaklandığının işaretleridir. K.Marx’ın hararetle öne sürdüğü; kapitalizmin son aşa­masının komünizmi doğuracağı kehaneti bilgiyle son bulmuştur. Artık Kapitalizm de komünizmin başına gelen alınyazısından hiç kuşkusuz nasibini alacaktır. Dedik ya hiç bir ideoloji uzun ömürlü olamıyor. Zira bütün izmler, Cemil Meriç’in ifadelerinden yerini bulan; “idraki­mize giydirilen deli gömlekleridir.” Nitekim her bir ideoloji ekonomik çağının ortaya çıkardığı ve konjonktürel şartların tetiklediği ürün­lerdi. Eninde sonunda kapitalizm de bu akıbetten nasibini alacaktı, alıyor da. Zaten Fukuyama; sosyalizmin çökmesiyle kapitalizmin tarihin sonu olduğu tezini ileri sürerek bu gerçeği bize bir kez daha yeniden hatırlatmıştır. İnsanlığı nizama ulaştıran ‘izm’ler değil, bilgi ve onun şekli olarak addedilen teknolojidir artık. Materyalist öğretiler bayatlayıp yerini bilgiye ter­ketmesi, bilgi çağının en büyük hadisesidir. Bilgiye yönelik aka­demik çalışmaların hızla çoğalması, sanayi ve ticari alanın geniş yel­pazede yapılanması sonucu ideolojilerin cansız iskeletten başka bir mana taşımadığını, yani fosilleştiğinin ispatıdır.
Bilgi üretimi, sanayi ve teknolojide yükseliş meydana geti­rebileceği gibi, sosyal tabanlı militarist eğilimleri de bertaraf ede­ceği muhakkak. Bilgi çağında düşünen, bilgisayar kullanabilen ve zihni di­sipline ulaşabilmiş insana ihtiyaç vardır herzaman. Tarım toplumunda geleneksel değerlerle yoğrulmuş, ama bilgiden bihaber insanların bilgi çağında ülkesine verebileceği pek birşey yoktur. Aynı şekilde bil­giyle donatılmış bir insanın, bilgi çağında mekanikleşmeden, insan ru­hunun susuzluğunu giderecek geleneksel değerlere de ihtiyacın hergeçen gün artacağınıda unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla bilimi üretenler bilim tanklarının içini manaviyatla beslemedikçe kimlik bunalımı gibi derin krizlerin doğmasına sebep olacaklardır. Bilimin tabir caizse, kuluçka makinası maneviyat ve aşk olmalıdır. Romantizmini yitiren batı insanının düştüğü girdaba düşmemek için bir elde bilgisayar, diğer elde İslam’ın engin ruhu ile çağlara ferman okumalı. Vahyin soluğu, insanı makinaya köle yapmadan, bilgiyi en güzel manada insanlığın hizmetine sunacaktır elbet. Kur’an-ı Mu’ciz’ül Beyan’dan yoksun toplumlar, maalesef bilgi çağının araç ve gereçlerinin esiri durumuna düşerek adeta robotlaşmaktadırlar. Maneviyattan bihaber top­lumlar yaşadıkları anla ilgileri yoktur. Soluk soluğa hayatlarını idame eden ruhsuz kitleler, ya stresin kucağında intihar etmekte ya da patlamaya hazır bomba misali asabi topluluklar oluşturmaktadırlar. O halde, bilgi ve bilgiyi üre­ten elektronik ve bilgisayarların yanına geleneksel değerlerimizi de ilave etmeli ki, kitleler ‘hayırhah topluluklar’ olabilsinler. Bu bakımdan bilim ordusunu hem madden hem de manevi bakımdan techiz etmeli.
Bilgi çağında insan makinanın diliyle konuşabildiği gibi, ruhunun sesine de kulak verebilmeli. Nobel ödülü sahibi ünlü Fizikçi Pakistanlı Abdus Salam, bir konferansta şöyle der; “Umarım sizi bugünün şartlarında, birinci sınıf bir bilim olmadan teknoloji olmayacağına inandırabildim. Bazılarımız sanırım teknolojinin tarafsız olduğuna bilimin ise değer yüklü olduğuna inanırız. Çağdaş bilimin akılcılığa götürdüğüne hatta dini inkâra götürdüğüne (...) inananlarımız vardır.’’ (Abdussalam, Bilim Ak­tarımı ve Teknoloji Aktarımı, Fizik Mühendisliği, Cilt.3. Sayı 28 Mart 1984).
Pakistanlı Abdussalam’ın sözlerinden anlaşıldığı gibi, ünlü fizikçi bilimsiz teknolojinin olamayacağını aynı zamanda bilimin değer yüklü ve dini ünsiyetli olması gerektiğine işaret ederek, son noktayı şöyle bağlar:
Çağdaş fiziğin hiçbir buluşu Kur’an’a ters düşmemektedir.” (Bkz. Abdus Salam, idealler ve Gerçekler, Sayfa 40,1992).
Bilgi çağına giden yolu iyi keşfedip ilmi esas alan, iyi ye­tişmiş ‘bilim-teknokrak kadroları’ dizayn ederek, doruklara ulaşa­biliriz pekâlâ. Sov­yetler’in birzamanlar demirperde güç olarak ortaya çıkması Deli Petro’nun kurduğu bi­lim akedemilerinin ve oluşturduğu bilim ordularının etkisi sayesindedir. Ancak 1957 yılında Sovyetler Sputnik’i uzaya atmasıyla birlikte ikinci dünya savaşı sonrası sanayi çağına veda etmiştir. Demek ki, bilgi çağına ulaşmada bilim akademilerinin yanısıra, bilim kadrolarının da (bilim ordusu) yetişmesi mühim bir olaydır. Türkiye diğer ülkelere kıyasla üniversite sayısı bakımdan düşük rakamlarda kalması ve bilim kadrosu bakımdan da düşük seviye­lerde tutmakla bilgi çağına ulaşması hayaldir. Pasifik kuşağı ülkelere nisbeten durumumuza baktığımızda içler acısı tabloyla karşılaşırız hep. Onun için bir an evvel bilim ordumuzu kurmalıyız.
Bugün G. Kore’de 256 üniversite ve 21 araştırma enstitüsü var. Maalesef dünyaya bilgiye katkı bakımdan sıralamada 36’ıncı sırada bulunmamız talihsizliğin ötesinde ihmal edilmiş­liğimizin hazin bir göstergesidir. Biz ki, bir zamanlar medeniyet aşılayan tek millettik, yani bilim dağıtan cihanşümul devlet idik. Ne oldu da bilim aşıla­yan halden bilim alma noktasına geldik? Malum Yunan kaynak­larını Süryani çeviriciler Arapça’ya çevirmiş ve bu çevirme sayesinde Grek kültürü ile İslâm senteze kavuşarak bilimin or­taçağda meyve vermesi sağlanmıştır. Zaten İslâmiyet; “İlim Çin’de dahi olsa alınız’’ diyordu. Onun için senteze karşı çıkma­malı. İslâm’a ters düşmeyen her şey kabulümüzdür. Nitekim Sa­bit İbn Kurra ve Rabbi bin Ezra gibi çeviricilerin iklimimize taşıdığı bilgi ve kültür kaynakları Arapça’dan Avrupa dillerine aktarılmasıyla birlikte, Batı Rönesans’ın temellerini atmıştır. Yani Rönesansını kurmada batıya doğu rehberlik etmiştir. Eğer bilim ve kültür hazinelerini batı kendi dillerine aktarmasalardı bugün batı medeniyetinden sözedemeyecektik belkide. George Sharton haklı olarak; “İslâm olmasaydı Rönesans gerçekleşmezdi’’ diyerek bir gerçeği haykırmaktadır.
Bilgi aktarımından korkmamalı, ilim nerede olursa olsun talib olmalı.
Bilgi taşıyıcılığı için Tayvan, ABD’ye öğrenci gönder­miş ve bugün otuzbin civarında ümit kaleleri mevcut oralarda. G. Kore’nin ise yetişmiş 250 bin bilim adamı ve mühendisi ABD’­de araştırma çalışmalarına devam etmektedirler. Bu kadrolar hem bilgi çağına katkıda bulunuyorlar hem de ülkelerine dön­düğünde teknolojik gelişmeyi sağlamaktadırlar. Bir zamanlar ül­kemizde, dışarıya bilgi aktarımı için öğrenci göndermek yadır­ganmış, hatta ‘batılılaşma’ gibi ithamlarda bulunularak tezyif edilmiştir. Oysa bilim için seferber olacak ‘bilim orduları’nın oralarda bulunmasında sayısız faydaları olacağı gibi, Türkiye’ye döndüklerinde bilgi teknolojisinin geliş­mesinde ve diğer dallarda itici güç olacağı muhakkak. Milli Şef dönemi ve 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat vs. ihtilal dönemlerinin meydana getirdiği olumsuzluklar artık gerilerde kalsa da, bugün hâlâ bilgi entegrasyonunu sağlayacak öğrenci sayısı bakımdan yurt dışında istenilen seviyelere çıkamamıştır. Akademik formasyonunu tamamlamış ilim adamlarımıza gerekli imkân ve fırsatları temin etmede yavaş davranmamız, YÖK’ün bir zamanlar 28 Şubattan palazlanıp yanlış uygulamaları bilgi çağına ulaşmada bizi sekteye uğratmıştır maalesef. Mo­dern çağın en üst seviyesine gelebilmek için mutlaka bilim or­dusu kurmak zaruridir.
O halde Bilgi çağı için bilgi şart...
Vesselam.
Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Son Yapılan 100 Arama Kelimesi
Google Arama Kelimeleri
2011 seçim anketi 2011 seçim anketleri ak parti ak parti büyükçekmece ak parti denizli ak parti diyarbakır ak parti esenyurt ak parti fatih ilçe başkanlığı ak parti fatih ilçe teşkilatı ak parti forum ak parti kayseri ak parti samsun ak parti trabzon ak parti yalova ak parti üye listesi akp forum akp üyelik akparti akparti forum akparti.gen akparti.gen.tr akpartiforum anayasa mahkemesi üyelerinin görev süreleri ne zaman bitiyor anti chp baykal uygunsuz baykal ın uygunsuz görüntüleri baykalın uygunsuz görüntüleri behzat balta deniz baykal uygunsuz deniz baykal uygunsuz görüntü deniz baykal uygunsuz görüntüler deniz baykal uygunsuz görüntüleri deniz baykal ın uygunsuz görüntüleri deniz baykalın uygunsuz görüntüleri habervaktim iran yıkarız izmirdeki katil kayseri ak parti mehmet sümer parabol çıkmış sorular parabol öss de çıkmış sorular seçim anketi 2011 seçim anketleri 2011 tekirdağ ak parti trabzon ak parti yalova ak parti yüreğir halıcılar anadolu lisesi çıplaklar kampı öss de çıkmış parabol soruları ülkeyi satan parti AK Parti Forum

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:43 AM.

(c) 2010. AK Parti Forum, her mesajın hakkı saklıdır.
AK Parti Forum, sunucu gücünü Türkiye Sunucu'dan alıyor...
Dikkat: AK Parti Forum'da yer alan mesajlardan, forum veya siyasi görüş, teşkilatlar sorumlu tutulamaz. AK Parti Forum halka açık bir mesaj panosudur. İhbar için iletişim: bilgi@akparti.gen.tr

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.