herşeyTÜRKİYEiçin!

SON KONULAR: | akparti.gen.tr | Genel başkanlığı bırakma şartı | akparti.gen.tr | Kılıçdaroğlu da nasibini aldı | akparti.gen.tr | Chp’den 2 çelişki | akparti.gen.tr | Ölüler Gömülmeli | akparti.gen.tr | BBP LİDERİ TOPÇU: Demokrasi için oyumuz evet olacak | akparti.gen.tr | PKK'lıların kullandığı araç MHP'li üyeninmiş! | akparti.gen.tr | 'Kim kimin adamıdır biz bunları biliriz' | akparti.gen.tr | Bombaların kardeşliği! | akparti.gen.tr | O gün bu önlemler alınacak | akparti.gen.tr | Genelkurmay'ı çok zora sokacak yazı

TARTIŞIYORUZ
TARTIŞI'YORUM! TIKLAYIN. TARTIŞALIM!

Go Back   AK Parti - AK Parti Forumu > AK PARTİ HAKKINDA > AK Parti

AK Parti AK Parti hakkında bilinmesi gerekenler, vs...

BÜYÜMEDE REKOR KIRDIK! TIKLAYIN. OKUYUN!

Anayasa Değişiklik Paketi İle İlgili Sorular ve Cevapları
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-09-2010, 10:30 AM   #1 (permalink)
Üye Başlığı

 
ŞANLI TÜRK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kişisel Veriler
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Paylaşımlar
Mesajlar: 6,763
AK Puanlar
Teşekkürler: 142
Aldığı 457 Teşekkür 332 Mesajı için.
Beğeni Puanı: 1113
Beğeni Derecesi: ŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud ofŞANLI TÜRK has much to be proud of
ŞANLI TÜRK - YAHOO üzeri Mesaj gönder
HERŞEYTÜRKİYEİÇİN!
Standart "Adalet ve Eşitlik Kavramı Kişiden Kişiye ve Ülkeden Ülkeye Değişmez"

Uluslararası Kadın Hakları Zirvesi...
Başbakan Erdoğan:


"Adalet ve Eşitlik Kavramı Kişiden Kişiye ve Ülkeden Ülkeye Değişmez"


AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, adalet ve eşitlik kavramının kişiden kişiye, ülkeden ülkeye değişemeyeceğini belirterek, ''Birilerinin her türlü hak ve özgürlüğe layık olduğunu, diğer birilerinin ise mahrumiyete boyun eğmesi gerektiğini savunmak çağ dışıdır, insanlık dışıdır. Bu sürdürülebilir, katlanılır, tahammül edilir bir durum değildir. İnsan her yerde insandır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, AK PARTi Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı'nca Genel Merkez'de düzenlenen, ''Uluslararası Kadın Hakları Zirvesi''nde yaptığı konuşmada, zirveyi düzenleyenlere ve katılımcılara teşekkür ederek başarılı bir sonuç bildirgesiyle tamamlanmasını dilediğini söyledi.

Tüm dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan, temel hak ve kazanımların gelişmesi yolunda hayırlara vesile olması dileğinde bulunan Başbakan Erdoğan, dünyanın her gün biraz daha küçüldüğünü ve küreselleştiğini, bilim, teknoloji ve sermayenin dolaşımında, hak ve özgürlüklerin gelişiminde baş döndüren bir değişime şahit olunduğunu söyledi.

Kitle iletişim araçları sayesinde dünyanın en uzak noktalarıyla iletişim kurmanın, bilgi alışverişinde bulunmanın mümkün olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, aynı şekilde paranın da hızla seyahat ettiğini, sermayenin saniyeler içinde binlerce kilometre yol alabildiğini belirtti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Küreselleşen ve küçülen dünya, hak mücadelesinde dayanışmayı da daha etkili bir güç haline getirmiş durumda. Bugün şu anlarda dünyanın birçok yerinde kadınlar hak ve eşitlik için meydanlarda, salonlar, kürsülerde sorunların çözümü için hep birlikte seslerini yükseltiyorlar. Tabii şu gerçeği de samimi bir şekilde ortaya koymak durumundayız... Dünya küçülürken ne yazık ki bazı sorunlar küçülmüyor. Bugün hala savaşların, çatışmanın, terörün, kan ve gözyaşının belli coğrafyalardaki yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu görüyoruz.

Sermaye hızla el değiştirirken, dünyanın belli bölgeleri hızla kalkınırken belli bölgelerde yoksulluğun daha da derinleştiğini, çaresizliğin neredeyse normal bir durum gibi algılandığını görüyoruz. Tabii biz bunlara doğrusu üzülüyoruz. Bu çarpık tablo içinde kadınların durumunun erkeklere nazaran çok daha ağır olduğunu da ifade etmek durumundayım.''

Çatışmalarda, savaşlarda, terör saldırılarında kadınların adeta ilk hedef olduğunu, ya bizzat saldırıya maruz kaldıklarını ya da eşlerini çocuklarını yitirmek gibi tarifi mümkün olmayan acılar yaşadıklarını belirten Başbakan Erdoğan, yoksulluğun acısını da en fazla hissedenlerin evinde sofra kurmak, ocağında tencere kaynatmak zorunda kalan kadınlar olduğunu vurguladı.

Ekonomik krizlerde faturanın ilk olarak kadınlara kesildiğini, ilk onların işine son verildiğini, çalışan kadınların aynı işi yapmalarına karşın erkeklerle aynı ücreti alamadıklarını belirten Başbakan Erdoğan, ''Tüm bunlara cinsel istismar, cinsiyet ayrımcılığı, toplumsal baskılar, tabular, töre ve örf adı altında işkence ve cinayetler de eklenince kadınların nasıl ağır bir yük taşıdıkları daha açık bir şekilde ortaya çıkıyor'' diye konuştu.

"Rengine, diline, etnik kökenine, inancına bakılmaksızın insan her yerde insandır"

Son küresel finans krizinin dünya geneline hakim olan bu çarpık tablonun bir tezahürü olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Kuzey zenginleşirken eğer güney yoksullaşıyorsa, doğu yokluk ve yoksulluk içindeyken batı sınırsız şekilde tüketiyorsa dünyanın bir kesimi hak ve özgürlükler konusunda yüksek standartlara kavuşurken diğer bir kesiminde her türlü ayrımcılık hüküm sürüyorsa bu adaletsiz tablonun ilelebet sürdürülebilir olması mümkün değildir. Türkiye olarak başta G-20 zirvesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere bulunduğumuz her platformda bu adaletsiz ve çarpık tabloya dikkat çektik. Küresel krizin bu tablonun bir neticesi olduğunu ifade ettik. Ve buna acilen bir çözüm bulunması için de çağrıda bulunduk.

Adalet ve eşitlik kavramı kişiden kişiye, ülkeden ülkeye değişmez, değişemez. Birilerinin her türlü hak ve özgürlüğe layık olduğunu, diğer birilerinin ise mahrumiyete boyun eğmesi gerektiğini savunmak çağ dışıdır, insanlık dışıdır. Bu sürdürülebilir, katlanılır, tahammül edilir bir durum değildir. İnsan her yerde insandır. rengine, diline, etnik kökenine, inancına bakılmaksızın can her yerde candır. Bangladeş'in yoksul kadınlarının çilesi bizim çilemiz olmak zorundadır. Kongo'da, Uganda'da, Kenya'da, Darfur'da acı çeken kadınların acısını yüreğimizde hissetmek zorundayız. Haiti kadınlarının gözyaşı nasıl bir gözyaşımızsa, Gürcistan kadınlarının çığlığı nasıl bizim çığlığımızsa aynı şekilde Gazze'nin kadınlarının, Saraybosna'nın kadınlarının, Kosova'nın kadınlarının feryadı da elbette bizim feryadımızdır. Biz ayrım yapamayız, görmezden gelemeyiz, gözümüzü yumamayız. Bizler bir insanının ölümünü bütün bir insanlığın ölümü olarak gören değerlendiren bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim coğrafyamızda, ortak medeniyetimizde cana kıymak asla yoktur. Ayrımcılık yoktur, insanlar arasında ayrım gözetmek yoktur. Bizim inancımız kız çocuklarının diri diri gömüldüğü bir atmosferde ortaya çıkmış ve ilk olarak da kız çocuklarının katledilmesini yasaklamıştır. Biz 'cennet anaların ayağı altındadır' buyruğunu kendimize ilke edinmiş bir medeniyetin, bir kültürün mensuplarıyız. Dolayısıyla anaların ayaklarının altı öpülür, çünkü orada cennet kokusu var.''

"Osman Gazi'yi bildiğimiz kadar Bala Hatun'u da biliriz"

Türklerin paylaşmayı ve dayanışmayı en üst seviyede gözeten, muhafaza eden bir geleneğin temsilcileri olduğunu belirterek, uluslararası dayanışma, paylaşma, ortak hareket ve mücadeleyi son derece önemli gördüklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin üzerinde bulunduğu toprakların adının Anadolu olduğunu da hatırlatarak, anneliğin kutsallığını vurguladı. Tarih boyunca bilimde, sanatta ve devlet yönetiminde kadınların aktif roller üstlendiğini ve ön saflarda yer aldığını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Biz Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'yi bildiğimiz kadar onun muhterem eşi Bala Hatun'u da biliriz. Orhan Gazi'yi tanıdığımız kadar onun muhterem eşi Nilüfer Hatun'u da tanırız. Bizim tarihimizde Malazgirt fatihi Alparslan ne kadar yer tutuyorsa, Melik Şah ne kadar yer tutuyorsa Terken Hatun da o kadar önemlidir. Bütün Osmanlı tarihi boyunca en az padişahlar kadar onların eşleri ve anneleri de meşhurdur. Ve devlet idaresinde olsun, tüm hayır işlerinde olsun yaptıklarıyla tarihe adlarını yazdırmışlardır.

Batıda kadın hakları tartışma konusu dahi edilmezken, bizde kadınlar 1847 yılında özel haklar elde etmişlerdir. 1843 yılından itibaren kadınlar resmi olarak da çalışma hayatında yer almaya başlamışlardır. Tıp fakültelerinde okuyarak ebe ve hemşire olma haklarını kazanmışlardır. Kız çocuklarının okutulmasını zorunlu hale getiren yasanın tarihi 1860. Kadınların devlet memuriyetinde görev alma hakkı 1913 yılında elde edilmiştir. Modern cumhuriyetle birlikte kadınların siyasal ve sosyal, ekonomik alanda daha aktif yer almaları teşvik edilmiş, 1934 yılında batıda örneği yokken kadınlarımız seçme ve seçilme haklarına kavuşmuşlardır. Fatma Aliye Hanım, Halide Edip Adıvar, Safiye Ali, Remziye Hisar, Satı Kadın gibi bir çok cumhuriyet kadını da bilimde, sanatta, siyasette ve sosyal yaşamda kadınların öncüleri oldular.

Kadın hakları konusunda Türkiye'de bugün her zamankinden çok daha kararlı ve cesur bir duruş sergilendiğini de memnuniyetle ifade etmek istiyorum.''

"Kadını sığıntı olarak görmüyoruz"

Başbakan Erdoğan, ''Bırakın insanlar nasıl giyiniyorsa giyinsin. Hepsine saygı duyalım, hepsini güvence altına alalım. Çünkü insanı yıkmak, o gönlü yıkmak bambaşka. İleri gidiyorum, o Kabe'yi bile yıkmakla mukayese edilmez'' dedi.

Başbakan Erdoğan, AK PARTi Kadın Kolları Başkanlığı tarafından AK PARTi Genel Merkezinde düzenlenen, ''Uluslararası Kadın Hakları Zirvesi''nde bir konuşma yaptı.

AK PARTi'nin her alanda ve her konuda ayrımcılığa karşı çıktığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Kadın-erkek ayrımcılığına şiddetle karşı çıktık, çıkmaya da devam ediyoruz. Kadın haklarına bir ulufe mantığıyla asla yaklaşmıyor, bizzat kadınları siyasal süreçlerde destekleyerek kendi hak mücadelelerini vermeleri için tüm kapıları ardına kadar açık tutuyoruz'' dedi.

Bugünden geçmişe bakıldığında, AK PARTi hareketinin kadınların omuzlarında çok daha büyük güç kazandığını ve bugünlere gelindiğini dile getirdi.

AK PARTi iktidarının Anayasa'da değişiklik yaparak kadın-erkek eşitliğini güçlendirdiğini belirten Başbakan Erdoğan, Anayasa'nın 10. maddesine ''kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin hayata geçmesini sağlamakla yükümlüdür'' ifadesinin koyulduğunu ifade etti.

Yeni bir İş Kanunu'nun çıkarıldığını da belirten Başbakan Erdoğan, iş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırmaya yönelik güçlü bir adımın atıldığını söyledi. Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapıldığını ve kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik genelge yayımlandığını ve bütün bunlarla birlikte kadına yönelik şiddet olaylarının büyük ölçüde önüne geçildiğini dile getirdi.

Kadınların kendilerini güvende hissedecekleri tesisler oluşturulduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Sığınma evleri deniliyor, ama bunların adını değiştirmemiz lazım. Çünkü bu isim bana hiç hoş gelmiyor. Biz kadını sığıntı olarak görmüyoruz. Onun için de sığınma evi değil, bunlar huzurevi mi olur, çok daha farklı bir isimle onların şanına yakışan bir isimle değiştirilmesini arzu ediyoruz'' diye konuştu.

"Çarşafa dolandılar"

Düzenlenen kampanyalarla 350 bine yakın kız öğrencinin okula gitmesinin, kadınların da okuma-yazma öğrenmesinin sağlandığını belirten Başbakan Erdoğan, ticari hayatta da kadınlara pozitif ayrımcılık sağladıklarını söyledi.

Bu konuda atılan bütün adımlara rağmen sorunlar ve sıkıntılar olduğunun bilindiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Bunları da aşmak için son derece samimi bir şekilde mücadele veriyoruz" şeklinde konuştu.

AK PARTi sayesinde bugün il genel meclisi ve belediye meclislerinde görev yapan kadınların sayısında büyük bir artış yaşandığını belirten Başbakan Erdoğan, TBMM'de kadın milletvekillerinin sayısında da büyük bir artış yaşandığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Kadınlarımız artık her alanda daha iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyorlar. Her alanda daha aktif rol üstleniyorlar.

Yıllarca kadın haklarından bahsedenler, kadın erkek eşitliğinden, kadına yönelik şiddetten bahsedenler işte şu günlerde bir kez daha samimiyet testinden geçiyorlar. En çok anneleri, en çok kadınları etkileyen, onların yüreklerini dağlayan, onların yüreklerini yangın yerine çeviren terör meselesinin çözümünde nasıl engel çıkardıklarını, nasıl yan çizdiklerini ne yazık ki üzüntüyle görüyoruz. O kadar ki Dersim'in annelerinin acısını hafife alacak, 'tabii ki anneler ağlayacak' diyecek kadar duyarlılıklarını, izanlarını kaybettiler.

29 Mart seçimleri öncesinde 'çarşaf açılımı, başörtüsü açılımı' yapıyorlardı. Bugün geldikleri nokta, sokak ortasında çarşafları parçalamak, öfkeyle, nefretle ülkenin bir kesimin geleneksel kıyafetini ayaklar altında çiğnemek oldu.

Yahu dürüst olun, samimi olun. Bir şeyi yaparken dürüstçe yapın. Ama bunlar hiçbir zaman dürüst olmadılar. Akşam yattılar farklı, sabah kalktılar farklı. Biz diyoruz ki, Türkiye'nin tablosu neyse o tabloya saygı duyun. İnsanın şekliyle uğraşmayın. Bırakın, insanlar o kendi şekillerinde devam etsinler. Yanılmıyorsam, bizim gönül dünyasının sultanlarından Yunus Emre'nin güzel bir ifadesi var. Şöyle diyor, 'Dervişlik olaydı tacire hırka, biz dahi alırdık otuza, kırka'. Olay şekil değil, olay bu, gönül bu, olay bu. Bunu değiştirebilir misin? Değiştiremezsin.

Bırakın insanlar nasıl giyiniyorsa giyinsin. Hepsine saygı duyalım, hepsini güvence altına alalım. Çünkü insanı yıkmak, o gönlü yıkmak bambaşka. İleri gidiyorum, o Kabe'yi bile yıkmakla mukayese edilmez. Bu kadar önemli.

Ülkemin her meselesinde olduğu gibi kadın meselesinde de samimiyet yerine istismarı tercih edenler milletin gözü önünde işte gördünüz çarşafa dolandılar. Böyle bir manzara karşısında, böyle bir ilkesizlik ve tutarsızlık karşısında AK Partinin farkı çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Biz her zaman samimiyetle, gönül diliyle konuştuk. Bu sayede milletimizin gönlünü kazandık. Teveccühüne mazhar olduk. Biz kadınlarımız üzerinden değil, kadınlar için siyaset ürettik. Ve o şekilde de yolumuza devam edeceğiz.''

"Ülkemizin tüm kadınlarının sürece el koymalarını istiyoruz"

Seçim dönemi olmamasına rağmen dün Şanlıurfa'da meydanların dolduğunu belirten Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ne de değindi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Hedefimiz Türkiye'deki etnik grupların, inanç gruplarının sorunlarını, bunun yanında ekonomik sorunları, azınlıkların sorunlarının minimize edilmesi, her alanda ayrımcılığın kaldırılması, ülkemizde birliğin beraberliğin ve kardeşliğin daha da pekiştirilmesidir.

Ben, bu süreci başlattığımız ilk günden itibaren bu sürece hanım kardeşlerimizin, özellikle de annelerimizin el koymasını, sürece dahil olmalarını istedim. Biz ülkemizde, annelerin göz yaşı dinsin, anneler, babalar, çocuklar gözyaşı dökmesin, gençler hayatlarını kaybetmesin istedik. Dün ülkemizin güneydoğusunda, Şanlıurfa'da yaşadığım tablo bu. Bölge insanının kan ve gözyaşının dinmesi noktasında nasıl arzulu olduklarını gördük.

Biz artık 8 Martları buruk yaşamak istemiyoruz. Biz artık bayramları buruk yaşamak istemiyoruz. Ülkemizdeki tüm kadınların sürece el koymalarını, yüreklerini ortaya koymalarını ve bu acıların dinmesi için öne çıkmalarını istiyor, arzu ediyoruz.''

"Sessiz kalamayız"

Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada bölgesel dayanışma, kaynaşma ve işbirliğinin önemine değinerek, ''Biz Pakistan'ın Afganistan ile küskün kalmasına sessiz kalamayız. İran'a sessiz kalamayız. Biz Irak'a sessiz kalamayız. Biz Ortadoğu'ya sessiz kalamayız. Biz Lübnan'a sessiz kalamayız. Biz Filistin'deki tüm gelişmelere sessiz kalamayız. Elimizden ne geliyorsa bunu yapmak durumundayız'' dedi.


08.03.2010
Online   Alıntı ile Cevapla
ŞANLI TÜRK kullanıcısının bu mesajına teşekkür edenler:
Fehmi Arvas (03-09-2010)
Alt 03-09-2010, 12:59 PM   #2 (permalink)
Üye Başlığı

Kişisel Veriler
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Paylaşımlar
Mesajlar: 2,394
AK Puanlar
Teşekkürler: 2,255
Aldığı 503 Teşekkür 402 Mesajı için.
Beğeni Puanı: 100
Beğeni Derecesi: Fehmi Arvas will become famous soon enoughFehmi Arvas will become famous soon enough
HERŞEYTÜRKİYEİÇİN!
Standart

Adaletli Başbakanım seni çok seviyoruz.
__________________


www.akparti.gen.tr // AK Parti Forum
Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Son Yapılan 100 Arama Kelimesi
Google Arama Kelimeleri
2011 seçim anketi 2011 seçim anketleri ak parti ak parti büyükçekmece ak parti denizli ak parti diyarbakır ak parti esenyurt ak parti fatih ilçe başkanlığı ak parti fatih ilçe teşkilatı ak parti forum ak parti kayseri ak parti samsun ak parti trabzon ak parti yalova ak parti üye listesi akp forum akp üyelik akparti akparti forum akparti.gen akparti.gen.tr akpartiforum anayasa mahkemesi üyelerinin görev süreleri ne zaman bitiyor anti chp baykal uygunsuz baykal ın uygunsuz görüntüleri baykalın uygunsuz görüntüleri behzat balta deniz baykal uygunsuz deniz baykal uygunsuz görüntü deniz baykal uygunsuz görüntüler deniz baykal uygunsuz görüntüleri deniz baykal ın uygunsuz görüntüleri deniz baykalın uygunsuz görüntüleri habervaktim iran yıkarız izmirdeki katil kayseri ak parti mehmet sümer parabol çıkmış sorular parabol öss de çıkmış sorular seçim anketi 2011 seçim anketleri 2011 tekirdağ ak parti trabzon ak parti yalova ak parti yüreğir halıcılar anadolu lisesi çıplaklar kampı öss de çıkmış parabol soruları ülkeyi satan parti AK Parti Forum

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:55 AM.

(c) 2010. AK Parti Forum, her mesajın hakkı saklıdır.
AK Parti Forum, sunucu gücünü Türkiye Sunucu'dan alıyor...
Dikkat: AK Parti Forum'da yer alan mesajlardan, forum veya siyasi görüş, teşkilatlar sorumlu tutulamaz. AK Parti Forum halka açık bir mesaj panosudur. İhbar için iletişim: bilgi@akparti.gen.tr

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.